Birini tanımak istiyorsanız,
ona bir başkasını sorun.
Seçme Sözler
* Sözleri
Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.
Bir ülkede namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o ülkede kurtuluş yoktur.
Günün birinde bir canavara dönüşsem ve tek tek hepsini öldürsem, sürünün hepsini boğazladıktan sonra ancak işin farkına varırlardı. Çünkü (koyunlar) bana inanıyorlar ve artık kendi içgüdülerine güvenmiyorlar. Bu böyle çünkü onları otlağa ben götürüyorum.
Arılar, balın boktan daha iyi olduğunu sineklere açıklamak için zamanlarını boşa harcamazlar.
"Bees don' t waste their time explaining to flies that honey is better than shit"
Bir gün dönüp geçmişe baktığınızda, mücadelelerle geçen yılların hayatınızın en güzel yılları olduğunu fark edeceksiniz.
Bu dünyadaki tüm sevinçlerin kökeni diğerlerinin mutluluğunu istemektir, bu dünyadaki tüm acıların kökeni yalnız kendi mutluluğunu istemektir.
Eğer bir kişinin vicdanı varsa o kişi hatalarının acısını çekecektir. Bu onun hem cezası hem de hapishanesi olur.
Zengin çok şeyi olan değil, az şeye ihtiyacı olandır.
Kanatların senin değilse yükselmek felaketindir.
• 'İnsan birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil.'
• 'Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele...'
• 'Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutluluğu ve acısıyla uğraşmaz. Şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır.'
• 'Gelecek günler için gökten ayet inmedi bize. Onu biz kendimiz vaad ettik kendimize.'
Dünyanın en zeki insanı da olsanız, bulunduğunuz ortam vasat ve vasatın altındaki kimselerden ibaret ise, düzeyinizi bile koruma imkanınız yoktur. Hepimiz beraber en çok zaman geçirdiğimiz beş kişinin ortalamasıyız.
Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman'a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman dervişi hemen çağırtır ve ona sorar: Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?
Derviş kendini şöyle savunur:"Sultanım, kuşu avlamak istedim.Önce kaçmadı, yaklaştım yine kaçmadı.Teslim olacağını düşünüp atladım.Yakalayacağım esnada kanadı kırıldı"
Hz.Süleyman: "Bak, bu adam haklı, niye kaçmadın? O sinsice yaklaşmamış, hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kırıldı diye şikâyet ediyorsun"
Kuş kendini savunur : "Onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsa hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez..
Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister. "Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın" diye emreder.
Ancak bu emre kuş itiraz eder: "Efendim, sakın böyle bir şey yaptırmayın" diyerek öne atılır.
"Neden?" diye sorar Hz. Süleyman.
Kuş sebebini şöyle açıklar: "Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar.
Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkarın. Çıkarın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın !!"